‘Emekçi çocukları cehalete mahkum’
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Sosyal Politika Araştırma ve Uygulama Merkezi ile Halkevleri’nin, Türkiye’nin 20 farklı yerleşkesinde, 2 bin 170 kişi ile yapılan yüz yüze görüşmeden çıkan sonuç, emekçilerin giderek yoksulluğa ve eğitimsizliğe mahkum edildiğini açıkça ortaya koydu. Ankete katılanlardan 14-20 yaş grubundakilerin yüzde 70’inin ilkokul ve altı, sadece okur yazar oldukları görüldü.
Halkevleri ile SBF’nin ortak çalışması, “Anadolu’da Yoksulluk ve İşçi Sınıfının Yeni Kompozisyonu” adlı araştırma ve anket sonuçları dün Halkevleri’nde düzenlenen basın toplantısı ile duyuruldu. Halkevleri MYK üyesi Özgür Tüfekçi, neoliberalizmin dayattıklarının sonucu olarak yoksul halk kitlelerinin geçirdiği toplumsal dönüşümü araştırma ile ortaya koyduklarını söyledi.
Türkiye nüfusunun yüzde 90’ını kapsıyor
Araştırma sonuçları hakkında bilgi veren A.Ü. SBF Öğretim Üyesi Doç. Dr. Metin Özuğurlu, Türkiye’nin toplumsal gerçekliğine ışık tutan bir araştırma yaptıklarını söyledi. Araştırmalarının esas aldığı kesimin Türkiye nüfusunun yüzde 90’ını kapsadığını kaydeden Özuğurlu, İstanbul, İzmit, Bursa, Eskişehir, Bursa-İnegöl, Ankara, İzmir, Salihli, Denizli, Kütahya Tavşanlı, Mersin, Adana, Antalya-Altınova, Antakya, Hopa, Trabzon, Zonguldak, Batman, Diyarbakır ve Gaziantep olmak üzere 20 farklı yerleşkede 2 bin 170 kişiye anket uygulandığını, kritik sorulara yanıt vermeyenler ile ön analiz sonucu eledikleri dışında 1825 anketi dikkate aldıklarını söyledi.
Ankette, sendikalı, iş güvenceli ve sosyal güvencesi olan geleneksel işçi, sendikasız, iş güvencesiz ancak sosyal güvencesi olan güvenceli-yeni işçi ve örgütsüz, iş güvencesi ve sosyal güvencesi olmayan güvencesiz-yeni işçi kıstaslarını kullandıklarını aktaran ve “Genç emekçi nüfus adeta cehalete mahkum edilmekte. Emekçi çocukların cehalete itildiklerini somut olarak gördük” diyen Özuğurlu, ankete katılan 14-20 yaş grubundaki gençlerin yüzde 70 oranında ya sadece ilkokul mezunu ya da diplomasız, sadece okur-yazar olduğunu söyledi. Özuğurlu, anketten, gençlerin yüzde 90’lar oranında ilkokul altı, güvencesiz işçi grubunu oluşturduğunu gördüklerini ifade etti.
‘Mülksüzleşerek göç’
Özuğurlu, köyden kente göçün hız kaybetmeden devam ettiğini, ancak 60-70 ve 80’lerdeki göçle, 1990’lardan sonrasını kapsayan göçlerin farklı olduğunu dile getirdi. Yeni göçlerin büyük oranda mülksüzleşme sonucu olduğunu da kaydeden Özuğurlu, yeni göçlerin artık köyde bağı-toprağı kalmadığının altını çizdi. Bu, göç edenlerin tamamına yakınının da kentlerde güvencesiz, yeni işçileri oluşturduğuna işaret eden Özuğurlu, geleneksel işçilerin köyle bağı bulunurken, güvencesiz yeni işçilerin köy bağlantılarının olmadığını da dile getirdi.
Yeni göçlerin eskisinden bir farkının da öncekilerde kente göçle modern aile toplumuna geçiş söz konusu iken, sonraki göçlerde bunun da olmadığını, göçlerde ortalama nüfus sayısı 4 iken, yeni göçlerde nüfus ortalamasının 4.5-5 olduğunun da altını çizen Özuğurlu, “yeniden bir feodalleşme, gelenekselleşme sürecine” işaret etti.
Gelir düzeyi düşük
Bölgesel asgari ücret tartışmalarına atıfta bulunarak, aslında bunun fiili olarak gerçekleştiğini ankette gördüklerini kaydeden Özuğurlu, göç sonunda sayıları artan güvencesiz yeni işçilerin günlük gelirlerinin kişi başına 4 YTL olduğunu, fiziksel gereksinimlerin sadece asgari düzeyde sağlandığını söyledi. Geleneksel işçi ile güvencesiz işçi arasındaki ücret makasının da iyice açıldığını, 800’lere ulaştığını kaydeden Özuğurlu, benzer bir farkın çalışma saatlerinde de yaşandığını dile getirdi.
“Artık 8 saatlik işgünü tarihe karışmış” diyen Özuğurlu, ankete katılanların yüzde 75’inin 9 ve üzerinde, yüzde 44’ünün 9-10, yüzde 30’unun da 11-14 saat çalıştıklarını kaydetti.
Türkiye’nin istihdam yaratmayan büyümesine işaret eden Özuğurlu, “Büyüme emek üretkenliği ile artıyor. Emek sömürüsü artırılarak büyüme sağlanıyor. İstihdam yaratmayan büyümenin sırrı burada, çalışma saatlerini uzatarak, üretkenliği artırma” diye konuştu.
No comments:
Post a Comment